Çok Anlamlı Sözler » CHARLES BUKOWSKİ SÖZLERİ

CHARLES BUKOWSKİ SÖZLERİ

  • Entellektüel basit şeyi zor yoldan söyler.Sanatçı zor bir şeyi basit yolla söyler.

  • Biz bira içmek için buradayız. Savaşı öldürmek için buradayız. Olumsuzluklara gülüp geçmek için buradayız ve hayatlarımızı o kadar iyi yaşamak için, ki Ölüm bizi almaya geldiğinde korkudan titresin.

  • Beni, sizi anlamak zorunda bırakmayın. Daha önemli işlerim var.

  • Ruhunuzu kaybettiğinizin farkına vardıysanız, hala kaybedecek bir ruhunuz var demektir.

  • Bir insanı sevmek, onu çok iyi tanımıyorsanız mümkündür.

  • Asla öğlenden önce yataktan çıkmayın.

  • Gerçekten yaşamadan önce bir kaç kez ölmelisin.

  • İnsanlardan nefret etmiyorum, sadece onlar etrafımda olmadığında daha iyi hissediyorum.

  • Bazı insanlar hiç delirmez. Onlar ne korkunç hayatlar sürerler.

  • Vahim bir hastalık gibi bir aşk, hiçbir zaman tamamen iyileşemediğin bir hastalık.

  • Ahlaksız insanlar genelde kendilerini daha özgür sanırlar, ama daha çok nefret veya sevgiyi hissetme kabiliyetleri eksiktir.

  • Olmayı yeğleyeceğim başka bir adamla hiç tanışmadım.

  • Gerçek yalnızlık, yalnız olduğunuz zamanlarla sınırlı değildir.

  • Hepimiz öleceğiz, hem de hepimiz, amma sirk ha ! Sırf bu bile birbirimizi sevdirmeli ama sevdiremiyor.Ufak tefek şeyler tarafından ürkütülüp, hiçbir şey tarafından yiyip bitiriliyoruz.

  • Bu dünyada öyle büyük bir yalnızlık var ki akreple yelkovanın ağır hareketinde görebilirsiniz.

  • Dünyanın sorunu, akıllı insanlar şüphelerle doluyken, aptalların özgüvenle dolu olması.

  • Edebiyat olmadan hayat cehennemdir.

  • Sana güvenmekte zorluk çekmemin tek sebebi, yalan söylemenin benim için ne kadar kolay hale geldiğini bilmem.

  • İnsanlar acayip: Ufacık şeylere kızıp duruyorlar, ama hayatlarını harcamak gibi büyük meseleleri fark etmiyorlar bile.

  • Özgür ruhlar enderdir, ama gördüm mü bilirsin – en basidinden onlarla veya yanındayken, iyi, çok iyi hissedersin.

  • Ne sevdiğini bul ve bırak seni öldürsün.

  • Bazen sabah yatakten çıkar ve düşünürsün, yapamayacağım artık diye, ama içinden gülersin — böyle hissettiğin bütün zamanları hatırlayıp.

  • Kürek kemikleri çıkıyordu omzundan sanki tenini yırtıp kanatlanmak ister gibi. Küçüktü kemikleri, çaresizdi.

  • Öpücükleri hatırlayacağım ve nasıl bana herşeyini verdiğini ve benim de sana sunduğumu benden ne kaldıysa.

  • Hala biraz viskim var, demek ki bir şansım da.

  • Ya bütün dünyayı istemiştim, ya hiçbir şeyi.

  • Aşk kemiklerimi kırıyor bense gülüyorum.

  • Yalnızlıkla büyüyüen bir adamdım; o olmadan suyu veya yemeği olmayan başka bir adam gibiydim. Yalnızlık olmadan geçen her gün beni zayıflattı. Yalnızlığımla gurur duymuyordum; ama ona ihtiyaç duyuyordum. Odanın karanlığı bana güneş ışığı gibiydi.

  • Çirkin olmakla ne kadar şanslısın bilemezsin, çünkü insanlar senden hoşlanıyorsa başka bir şey için olmadığını bilirsin.

  • Cehennemde hurdalıklar varsa, aşk kapısını koruyan köpektir.

  • Bunu istiyorlardı madem: yalanları. Güzel yalanları. Buna ihtiyaçları vardı. İnsanlar budalalardı. Benim için kolay olacaktı.

  • Hayalimdeki kızı aramayı geçtim zaten, sadece kâbusum olmayacak birini istiyordum.

  • Biz kandırılmadık, sadece inanmak istediğimizdendi.

  • Yalnız olmak bana hiç doğru gelmedi, bazen iyi geldi, ama hiç doğru gelmedi.

  • Tamamen sevemediklerinden, senin de sevginin tam olmadığına inanacaklar ve senden nefret edecekler ve nefretleri mükemmel olacak, parlayan bir elmas gibi, bir bıçak, bir dağ, bir kaplan, zehirli ot gibi, onların en iyi sanatı.