Çok Anlamlı Sözler » KİTAP SÖZLERİ

KİTAP SÖZLERİ

  • Neden once kendimiz dururken,başkalarını anlamak isteriz ki! İyi bir öğrenciysek,benliğimiz üzerine edindiğimiz görgü,bizi adam etmeye yeter de artar bile.

  • Kargalar, tek bir karganın gökyüzünü yok edebileceğini iddia eder. Buna hiç şüphe yoktur; ama bu gökyüzü ile ilgili hiçbir şey ifade etmez; çünkü gökyüzü basit anlamıyla şu demektir: Kargaların yokluğu.

  • Yağmur damlalarında buldum kendimi, buzlu camlar ardında dalarken geçmişe.

  • Ne olursa olsun hayatını durdurma! Durup hayat bakmaya başladığın zaman yaşamak zordur.

  • Yokluğuna sen razı iken, senin yokluğuna razı olmayan Rabbindir. Kimseler yolunu gözlemezken, “ille de sen!” diye varlığında ısrar eden Rabbindir: bilir O, hikmetli iş yapar.

  • Diğer insanların yaptıkları şeyler ancak biz izin verirsek bizim ruhumuzu zedeler.

  • Bedenlerin geride durduğu,ruhların sevgiyle beklediği,yalnızca fikirlerin sarmaş dolaş olduğu düşünsel aşklar.

  • Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek ve bilgelik ve hayatın dersleriyle sula. Onlar büyürken, onlara büyümeleri için yer bırak.

  • Bitince, çekip gitmeli. Uzatmalarda gol atma hayaline kapılmadan, sessizce, efendice terk etmeli sahayı. İster bir iklim, bir şehir, ister bir aşk, bir insan, ister bir savaş, bir inanç olsun; yenilince, tüketince direnmemeli. Bırakıp gitmeyi, yaşanmış olanın güzelliğini korumayı bilmeli.

  • Herkes aşık olduğunu sanabilir ama yaratılışında aşk yeteneği olanların aşkı daha başka olacaktır. Tıpkı herkesin şiir yazması ama gerçek şair olamaması gibi.

  • Utopia’lılar soytarıları çok severler. Onların kalbini kırmak ya da incitmek ayıp sayılır. Çünkü Utopia’lılar, güler yüzlü olmayı,şakalaşmayı sever. Somurtkan ve huysuz bir adamın yanına soytarı vermezler;çünkü böyle bir adam ,soytarının söylediklerine gülmez,onu üzebilir. Zaten soytarıların insanları eğlendirmekten başka yetenekleri olmadığına göre, nasıl da olsa gülmeyenlere hiç yararı olmaz.

  • Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşam çalarsın.Karısını bir kocadan ,çocukları bir babadan mahrum edersin.Yalan söylediğin zaman bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun.Aldattığın zaman bir insanın doğruluk adalet hakkını elinden alırsın.Çalmaktan büyük bir kötülük yoktur.

  • İşgal altındaki topraklarımız Anavatana ateşli prostelorla değil,kılıcın indirdiği zafer darbeleri ile katılabilir.

  • Nefsini suçlayan kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, bağışlanma diler. Bağışlanma dileyen Allah’a sığınır. Allah’a sığınan şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse affa müstehak olur.

  • Kader yolun tamamını değil,sadece yol ayrımlarını verir.Güzergah bellidir,ama tüm dönemeçler yolcuya aittir.Öyleyse ne hayatının hakimisin ne de hayat karşısında çaresizsin.

  • Yalnız olmak bile, bir sevgilinin yanında yalnız hissetmekten iyidir.

  • ‘İnsanın içinde ağlama isteği uyandıran güzellikler, ister tabiatın armağanı olsun ister insan elinden çıkma sanat eserleri, aynıdır. İnsanın içini sevinçle yıkayan her güzellik ağlatır. Yeter ki gözleriniz hak edilmiş güzelliklere ağlamayı bilsin.

  • Belki de bizler birbirimizin gerçeğini göremeyen ve aynı acıları paylaşan insanlarız.

  • 2. bir yüzün güzelliği tebessümde yatar diye düşünüyorum: eğer gülümseme yüzü daha da çekici kılıyorsa, o güzel bir yüzdür; eğer tebessüme rağmen yüz aynı kalıp değişmiyorsa, sıradan bir yüzdür; eğer tebessüm güzelliği bozuyorsa, o yüz çirkindir.

  • Anladım ki insan bilgi konusuna gelince sünger gibi olmalı, her şeyi emmeli. Dedikodu kısmına gelince huni gibi olmalı, bir kulaktan girip diğerinden hepsini çıkartmalı. Kötü ve olumsuz olan bilgiler konusundaysa küçük delikli süzgeç gibi hareket etmeli. İyi, doğru ve faydalı olacaklar hakkındaysa geniş gözenekli elek gibi durmalı.

  • Yalnızlığın bir odada tek başına kalmak olduğunu sanıyordu. Oysa yalnızlığın sadece kalabalıklarda hissedilebileceğini bilmiyordu.

  • Bu dünyada emin olduğum bir şey varsa, o da kimsenin başkasının yaşamına karışmaya hakkı olmadığıdır.

  • Riski bazen kazanmak için, bazen de elindekini kaybetmemek için alırsın. Hayat böyle işte korkun kadar kaçar, cesaretin kadar savaşırsın!

  • Mutsuzken başkalarının mutsuzluğunu daha güçlü hissederiz; duygular parçalanmaz, yoğunlaşır.

  • Ne kadar kibirli dursa da bardağın önünde eğilir çaydanlık. Öyleyse bu büyüklenme niye? Bu kibir, bu gurur niçin?

  • Ruhun inceliklerini, çehrenin çizgilerinde okuyabilecek bir ilim var mıdır?

  • Zaman en iyi ilaç değildir. Çünkü insan, kendi yarasına kendini basar. Bir öncekini unutmak için kendine yeni yaralar açar. Zaman da gelip hazıra konar.

  • Kimi insan, geçmişle geçememişi birbirine karıştırır. Halbuki, geçen iz bırakır, geçemeyen yara.

  • Ağaç dalındaki, gövdeden ayrılma eğilimini fark ettin mi bilmem? Hep öteye öteye uzar. Gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından bir kaçıştır bu. Özgürlüğe susamışlıktır.

  • Cesaret, yeni aşklara aittir. Eski aşklar hep biraz kalleştir.

  • Yaralar acıyı saklar, izleri hayatı gösterir.